EMEK BİZİM SÖZ BİZİM, SAĞLIK HEPİMİZİN

BASIN AÇIKLAMALARI

Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Eskişehirliler,

 

EMEK BİZİM SÖZ BİZİM, SAĞLIK HEPİMİZİN

 

Hastalarımızın günlerce, haftalarca telefonla randevu alamadığı; aldığında ise 5 dakikadan fazla muayene odasında kalamadığı ve ekonomik zorluklar nedeniyle özel hastane ve muayenehanelere gidemediği; hastaneleri işletme, hastalarımızı müşteri, bizleri ise köle haline getiren sağlıkta dönüşümün çıkmaz sokağına doğru hep birlikte ilerliyoruz.

Devletin kasasından bir kuruş bile çıkmıyor diye yaptırılan hastanelere 2022 yılı için ayrılan bütçe 21,6 milyar TL’yi buluyor. Merkezlerdeki hastaneleri kapatıp şehrin kilometrelerce dışında “rant hastaneleri” açıyorlar.

Koronadan ölen canlarımızın sayısı resmî rakamlara göre 100 bini, gerçek rakamlara göre ise 290 bini buldu. Yürüttükleri beceriksiz politikalar ile sağlık kurumları tıkandı, vatandaş bugün 3 ay, 6 ay sonrasına randevu alabiliyor. Türkiye salgın döneminde vatandaşına doğrudan destek sunan ülkeler arasında sondan ikinci sırada. Ekonomimiz gerçekten şaha kalktı, dolar 16 TL’yi buldu; işsizlik, yoksulluk katlanılamaz hale geldi. Ekonominin kitabı yazılmasına rağmen ülkemizin dört bir yanından “Geçinemiyoruz!” çığlıkları yükseliyor. Sözün özü; ekonomi de sağlık sistemi de çöktü!

Vatandaşlar, hastalar, sağlık emekçileri hep birlikte bu çöküşün altında eziliyoruz.

Ülkenin bütün kaynaklarını yandaş holdinglere peşkeş çeken ekonomi politikalarının bedelini, her gün daha da yoksullaşan hayatlarımızla; başarısız, beceriksiz, tutarsız sağlık politikalarının bedelini canlarımızla ödüyoruz.

Biz sağlıklı bir toplum için bu mesleği seçenler; “Bu sistem hastalık, sağlıksızlık, ölüm üretiyor” diyoruz. “Hem emeğimiz hem de halkın sağlık hakkı için sözümüz var” diyoruz ve 10 talebimizi ekliyoruz.

1. Sağlık sisteminin temelini koruyucu sağlık hizmetleri oluşturmalıdır.

2. Beş dakikada sağlık olmaz.

Hekimlerin hastalarına yeterli süre ayırmalarını sağlayacak uygun çalışma koşulları sağlanmalıdır.

3. Şehir-şirket hastaneleri politikasından vazgeçilmelidir.

4. Sağlığa ayrılan bütçe artırılmalıdır.

Sağlık herkes için parasız olmalı, hekimler emeğinin karşılığını almalıdır. Katkı payları adı altında kalem kalem ücretlendirmeye derhal son verilmelidir. Hekimlerin gelirleri, emeğinin karşılığı, insanca yaşanabilir, emekliliğe yansıyacak tek ödeme olarak sağlanmalı, 7200 ek gösterge uygulanmalıdır.

5. Etkili bir sağlıkta şiddet yasası çıkarılmalıdır.

Çalışma alanları şiddetten arındırılmalı, uygulamada da güvenli hale getirilmelidir.

6. COVID-19 meslek hastalığı sayılmalıdır.

Meslek hastalığı yasası ön koşulsuz çıkarılmalı, tüm sağlık çalışanlarına, pandemi süresince çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı uygulanmalıdır.

7. Sağlık sisteminin eksikliklerinin sorumluluğu sağlık çalışanlarına yıkılamaz.

Sağlık hizmetlerinden kaynaklanan zararlarda hastaların kayıpları kamu tarafından üstlenilmeli; ödenecek tazminatlar, hekim ve sağlık çalışanlarına yansıtılmadan ve vakit kaybedilmeksizin karşılanmalıdır.

8. Hekimler üzerindeki baskılara son verilmelidir.

Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği, mobbing, KHK, arşiv taraması ve güvenlik soruşturması gibi baskıcı uygulamalardan vazgeçilmelidir.

9. Tıp ve tıpta uzmanlık eğitiminde nitelik öncelikli olmalıdır.

Tıp eğitimi ve tıpta uzmanlık eğitimi alanın uzmanları ve meslek örgütünün önerileri ile nitelikli, uluslararası standartlara uygun hale getirilmeli. Çok sayıda tıp fakültesi açılması ve kontenjanların sürekli artırılmasından vazgeçilerek nicelik değil nitelik esas alınmalıdır.

10. Hekimlerin örgütlenmesi ve haklarını savunmasının önündeki engeller kalkmalı!

Başta hekimlerin meslek örgütü Türk Tabipleri Birliği olmak üzere, hekim örgütlerini hedef göstermekten vazgeçilmelidir.

Halkımızı bizlerle birlikte bu taleplerimizi haykırmak için 29 Mayıs “Emek Bizim Söz Bizim, Sağlık Hepimizin” Mitingi’nde Ankara’da buluşup

el ele, yan yana, omuz omuza olmaya çağırıyoruz.

 

Saygılarımızla.

 

Eskişehir Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu