Koronavirüse karşı sakin ama tedbirli olmalıyız

Türkiye’de ve dünyada herkesin gündeminde bu konunun olduğundan bahseden Prof. Dr. Gaye Usluer, “Aralığın son günlerinde Çin’de dört vaka ile başlayan bir salgından bahsediyoruz. Hastalığın adı COVID -19. Türkiye’de şuan için vakanın olmadığı ancak olmayacağı anlamına gelmeyen bir süreci yaşıyoruz. 2003 yılında yine bir salgın çıkmıştı. Yüzde 11’lik bir ölüm nedeni olmuştu. Yine 2013 yılında bir enfeksiyon karşımıza çıktı. Bugün ki koşullarda ise koronavirüs ile karşı karşıyayız” dedi.

“Sakin ama tedbirli olacağız”

Bir metreden uzakta olduğunuzda enfeksiyonun bulaşma olasılığının azaldığını anlatan Gaye Usluer,  “Solunum yoluyla bulaşıyor. Hapşırırken, öksürürken virüsü alabiliyoruz. Kuluçka süresi, iki ile on dört gün. Klinik bulgular, grip vakalarında gördüğümüz belirtilere benziyor. Hastalığın olduğu bölgeden kişilerden şüpheleneceğiz. Yüksek ateş, kuru öksürük en belirgin özellikler. Her ateşi her öksürüğü koranavirüs gibi düşünmeyeceğiz ama hastanın öyküsü önemli. Sakin olacağız, ama tedbirli olacağız. Ölüm kimlerde daha çok görülüyor? Her altı kişiden birinde enfeksiyon ağır seyrediyor” ifadelerini kullandı.  Ölen kişilerin yaş dağılımının 56 olduğunu kaydeden Usluer,
“Yani yaşlılarda daha fazla görülüyor. Ölüm oranını belirleyici faktör hastanın yaşı. Enfeksiyon için risk grupları var. Ağır seyreden olguların dağılımı, çok sigara içenler önemli bir risk gurubunda. Tedavisi yok biliyorsunuz” dedi

Enfeksiyondan nasıl korunuruz?

Enfeksiyondan korunma yöntemlerini de açıklayan Usluer, “En kolay korunma yöntemi ellerin yıkanması. Özellikle yemekten önce, kalabalık bir ortamda bulunduktan sonra su ve sabunla eller ovuşturarak yıkanmalı. Maske kullanımına daha çok dikkat çekiliyor. Kimler maske kullanmalı, maskeyi hastalar kullanmalı, maskeyi sağlıklı kişiler kullanmayacak. Hastanın bakımı ile ilgilenen sağlık personeli kullanacak. Amaç, bu sürecin kriz oluşmadan önlenmesi. Panik yaratmayalım, sağlık müdürlüğü ile temasa geçelim. Doğru bilgiyi öğrenelim” şeklinde konuştu.

“Panik yapmamalıyız”

Tabipler Odası Başkanı Mehmet Akif Aladağ ise Eskişehir’de bir kişinin virüsü kaptığı yönünde hızla yayılan haberlere dikkat çekti. Olay basit bir olgu olduğuna değinen Aladağ, “Şüphe üzerine başvurmuştu vaka. Sağlık Ocağında dezenfekte çalışması yapılmış. Bir vaka kendisi gelerek başvurduğunda o hastada virüs varmış gibi davranıyoruz ve testleri yapılıyor. Bu testler neden sadece Ankara’da testler yerel bazda da yapılabilir. Vaka hakkında bilgi sahibi olmamız mümkün değil, biz sadece şüphelenebiliriz. Acillerde bütün ateşli vakalar, sanki hasta gibi başvuruyor. Hastaların panikle hastanelere başvurmamasını istiyoruz. Hasta ile teması ya da o bölgelerden geliyorsa şüphe edilmeli. Sağlık Müdürlüğünün almış olduğu tedbirler yeterli. Şu ana kadar bildirilen bir vaka yok. Halk düzenli olarak bilgilendirilmeli. Türk Tabipler Birliği bu konuda yedi kişilik bir ekip kurdu. Önerilerde bulunuyor. Her zaman bu tür salgınlar olabilir. Virüsler evrim geçiren canlılardır. Şeffaf düzenli bilgi verilmeli bu konuda. Önemli olan toplumun sağlığı” şeklinde konuştu.

“Şeffaf olunmalı”

SES Şube Başkanı Birtürk Özkavak ise, “Sağlık emekçilerinin bilgiye ihtiyacı var. Dün ki Eskişehir’de yaşanan olaylar şunu gösterdi, sağlık emekçileri günü hiçbir şeyden habersiz geçirdi. Şeffaf olarak bilgilendirme gerekli” dedi.

Yorumlara kapalı.