SİLAHLI ÇATIŞMA VE DİĞER ŞİDDET DURUMLARINA İLİŞKİN DÜNYA TABİPLERİ BİRLİĞİ KURALLARI

Ekim 1956’da Havana, Küba’da gerçekleştirilen 10. Dünya Tıp Asamblesi’nde kabul edilmiş,
Ekim 1957’de İstanbul, Türkiye’de gerçekleştirilen 11. Dünya Tıp Asamblesi’nde gözden geçirilmiş,
Ekim 1983’te Venedik, İtalya’da gerçekleştirilen 35. Dünya Tıp Asamblesi’nde ve Ekim 2004’te Tokyo,
Japonya’da gerçekleştirilen DTB 55. Genel Kurulunda değiştirilmiş,
Mayıs 2006’da Divonne-les-Bains, Fransa’daki DTB 173. Konsey Oturumunda yazım olarak yeniden
düzenlenmiş,
Ekim 2012’de Bangkok, Tayland’daki DTB 63. Genel Kurulunda üzerinde değişiklikler yapılmıştır.

DAVRANIŞ KURALLARI:
SİLAHLI ÇATIŞMA VE DİĞER ŞİDDET DURUMLARINDA ÇALIŞAN DOKTORLARIN GÖREVLERİ
Doktorlar her durumda:
1. Uluslararası hukuku (uluslararası insancıl hukuk ya da insan hakları hukuku) ihlal etmemeli, ihlallere yardımcı olmamalıdır;
2. Yaralı ve hastaları terk etmemelidir;
3. Herhangi bir düşmanlıkta taraf olmamalıdır;
4. Yetkililere hastaları ve yaralıları arama yükümlülüklerini hatırlatmalı, ayrımcılık yapmadan sağlık hizmetlerine erişimi sağlamalıdır;
5. Yaralılara ve hastalara etkili ve tarafsız bakım sağlamalı ve bunu savunmalıdır (söz konusu kişilerin “düşman” sayıldığı durumlar dâhil olmak üzere herhangi bir ayrımcılık gözetmeden);
6. Kişilerin, hastaların ve kurumların güvenlik mülahazalarının etik davranış açısından önemli bir sınırlama olduğunu dikkate almalı ve görev yaparken gereksiz riske girmemelidir;
7. Yaralı ya da hasta kişinin isteklerine, güvenine ve onuruna saygılı olmalıdır;
8. Yaralıların ve hastaların içinde bulundukları güç durumdan kişisel maddi çıkar elde etme adına yararlanmamalıdır;
9. Gerçek ve geçerli onaylarını almadan yaralı ve hasta kişiler üzerinde deney yapmamalı, özgürlüklerinden yoksun kişiler söz konusu olduğunda ise bundan kesinlikle kaçınmalıdır;
10. Silahlı çatışma ve diğer şiddet durumlarında kadınların ve çocukların özellikle güç durumlarını ve özel sağlık ihtiyaçlarını özenle gözetmelidir;
11. Söz konusu kişinin ölmüş ya da bakım altında olduğu durumlar dâhil, bir ailenin, kayıp bir aile üyesinin durumu ve yeri hakkında bilgi sahibi olma hakkına saygı göstermelidir;
12. Herhangi bir mahkûma sağlık hizmetleri vermelidir;
13. Böyle bir mekanizmanın hâlihazırda bulunmadığı durumlarda doktorların hapishanelere ve mahkûmlara düzenli ziyarette bulunmalarını savunmalıdır;
14. Gelişigüzel uygulamalara ya da kalitesiz/sahte materyal ve ilaçların dolaşıma sokulmasına karşı çıkmalı, mümkün olduğu durumlarda bunu önlemek üzere harekete geçmelidir;
15. Silahlı çatışma ve diğer şiddet durumlarında yetkililere, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası hukukun ilgili diğer hükümlerine göre sağlık personelini ve altyapısını koruma yükümlülüğü altında olduklarını hatırlatmalıdır;
16. Önemli herhangi bir hastalığın ya da travmanın yaygınlaştığı durumlarda yetkililere bilgi verme yasal yükümlülüğünü akılda tutmalıdır;
17. Yaralılara, hastalara ya da verilen sağlık hizmetlerine karşı misillemeleri önlemek için elinden geleni yapmalıdır;
18. Sağlık hizmetlerinde belirli ikilemlere yol açacak durumlar ortaya çıkabileceğini dikkate almalıdır.

 

SİLAHLI ÇATIŞMALARLA İLGİLİ DTB TUTUM BELGESİ

DTB 68. Genel Kurul toplantısında kabul edilmiştir.
Ekim 2017, Chicago, ABD

GİRİŞ
1. Hekimlerin silahlı çatışma ortamlarındaki görevleri Silahlı Çatışma ve Diğer Olağandışı Durumlarda Sağlık Alanındaki Etik İlkelerine ilişkin DTB Tutum Belgesi ile Silahlı Çatışma ve Diğer Şiddet Durumlarına ilişkin DTB Kararları adlı belgelerde düzenlenmiştir.
2. Hekimler, silahlı çatışmaların başlatılması ya da sürdürülmesiyle ilgili kararlarında; siyasetçilerin, hükümetlerin ve güç sahibi başka kesimlerin, bu kararların sağlık dahil çeşitli alanlarda yol açabileceği sonuçların farkında olmaları için çalışmalıdır.
3. Silahlı çatışma, kişilerin ve toplulukların sağlığına olduğu kadar sağlık tesisleri, konut, içme suyu şebekeleri ve kanalizasyon dahil kritik altyapılara da zarar verir. Ayrıca çevresel bozulmaya yol açar. Kritik önem taşıyan altyapının bu şekilde tahribi malnütrisyonla birlikte örneğin kolera ve tifüs gibi suyla geçen enfeksiyon hastalıklarına neden olabilir. Savaş hali aynı zamanda fabrikalar ve üretim merkezleri, tarım dahil olmak üzere çalışma yaşamıyla ilgili altyapıyı da tahrip eder. Hasar görmüş altyapının onarımı çatışmalar sona ermedikçe ilerleyemez.
4. Savaşlar çeşitli nedenlerle başlayabilir. Çatışmalardan kaçınmaya yönelik çabalar çoğu kez yetersiz kalmakta, ülke liderleri çatışma yerine başka alternatif aramayabilmektedir. Savaştan kaçınılması ve yapıcı alternatif arayışları her zaman arzu edilen durumlardır.
5. Bir savaşın “haklı savaş” olduğunu ileri sürenlerin, bunun aşırı atıfta bulunulmaması gereken nadir ve uç bir durum olduğunu anlamaları temel önemdedir. “Haklı” savaş kavramı şiddetin meşrulaştırılması amacıyla kullanılmamalıdır.
6. Savaş ya da silahlı çatışmanın diğer biçimleri genellikle en yoksul durumda olanların koşullarını daha da kötüleştirir. Kendi Ülkesinde Yerinden Olmuş kişilerin ve mültecilerin sayısındaki artışa katkıda bulunur.
7. Hekimler, çatışmalar sırasında, nüfusun katlandığı acıların hafiflemesi için tarafları etkileme çabası içinde olmalıdır.

ÖNERİLER
8. DTB savaşın her zaman en son çare olması gerektiğine inanmaktadır. Hekimler ve ulusal tabip birlikleri (UTB’ler) savaşın insani açıdan yol açacağı sonuçlar konusunda hükümetleri ve devlet dışı aktörleri uyarmalıdır.
9. Hekimler; siyasetçilerin, hükümetlerin ve yetki sahibi diğer kesimlerin; silahlı çatışmayla ilgili aldıkları kararların sonuçlarının daha fazla farkına varmalarını sağlamak için çalışmalıdır.
10. DTB savaşın her zaman büyük insani acılara ve kayıplara yol açtığını bilmektedir. Devletler ve devlet dışı aktörler dahil olmak üzere silahlı çatışmada yer alan diğer yetkililer bu eylemlerinin sonuçlarıyla ilgili sorumluluklarını kabullenmeli, bu sonuçlarla ilgili olarak uluslararası mahkemelere ve yargı organlarına hesap vermeye hazır olmalıdır. DTB yetkililerin bunun gerekliliğini görmelerini ve gerçekleşmesi için işbirliği yapmalarını önermektedir.
11. DTB silahlı çatışmaların etkisinin en ağır biçimde, kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar ve toplumun en yoksul kesimleri dahil savunmasız durumdaki insanlar tarafından hissedileceğini kabul eder. Hekimler sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların ayrımcılığa yol açmamasını sağlamalıdır.
12. Hekimler, çatışmaların zarar verip bozulmalara yol açtığı yörelerde yaşayanlara temel hizmetleri ulaştırma gerekliliğini yetkili mercilere sürekli anımsatmalıdır.
13. Çatışma sona erdikten sonra öncelik, sağlıklı bir yaşam için gerekli temel altyapının yeniden inşasına verilmelidir. Buna barınma, kanalizasyon, temiz su ve yiyecek sağlanması dahildir ve bunları eğitim ve iş olanaklarının yaratılması izlemelidir.
14. DTB çatışmanın taraflarından, Şiddet Ortamlarında Sağlık Çalışanlarının Korunmasıyla ilgili DTB Bildirgesi’nde belirtildiği gibi, ilgili uluslararası insancıl hukuk kurallarına uymalarını, sağlık tesislerini askeri üs olarak kullanmamalarını ve bu kurumları, çalışanlarını ve araçlarını hedef almamalarını, yaralı kişilerin ve hastaların sağlık hizmetlerine erişimini engellememelerini talep eder.
15. Hekimler, tarafların aile bütünlüğünü korumalarını, mümkün olduğu hallerde insanları doğrudan ve acil tehlike olan yerlerden tahliye etmelerini sağlamak için, yardım kuruluşları ve ilgili diğer kuruluşlarla birlikte çalışmalıdır.
16. Hekimler, Travma Sonrası Stres Bozukluklarının (TSSB) ve çatışma sonrası diğer psikososyal ve psikosomatik sorunların yaygın görülebileceğini dikkate almalı ve savaşmış olanlarla sivillere, gerekli bakım ve yardımları sağlamalıdır.
17. Adli tıp uzmanları dahil olmak üzere hekimler, kaybolanların ve yaşamını yitirenlerin belirlenmesine yönelik çabaların güvenlik güçleri tarafından engellenmemesi için ailelere yardımcı olmalıdır.

Yorumlara kapalı.