Eskişehir Bilecik Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu tarafından 26.11.2018’de Dr. Ata Soyer salonunda ‘Kadın Hekim Olmak’ konulu forum düzenlendi.

Foruma başlanmadan önce Dr. Aynur Dağdemir anması ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında değerlendirme konuşması yapıldı.

Forumun ilk bölümünde Dr. Nazmiye Erol, Dr. Figen Özgüneş, Dr. Nazan Aksaray ve öğrenci Dr. Merve Özlem Sığınır’ın konuşmaları yer aldı.

Gerçekleştirdiğimiz forumda;

Kadın hekimlerin tıbbiyeye kabulünün zorlukları ve ilk kadın hekimlerin kısa yaşam örnekleri anlatıldı. Cerrah kadın hekim sayısının TUS sınavı ile arttığını, mülakatla asistanlığa kabulün olduğu dönemde kadınların cerrahi branşlara kabul edilmediğini, halen kadın hekim istenmeyen cerrahi branşlar olduğunu, buraya gelen asistan kadınların yıldırılarak eğitimlerini bırakmak zorunda kaldıklarından bahsedildi.

Bir birimde çalışan kadınların oranı 1/3 olduğunda kadının kadın kimliğiyle var olabildiğini ve kadınların sorun ve çözüm önerilerini dile getirebildiklerini gösteren (Üşür 2003 ) çalışmalardan söz edildi.

Tıp alanında ayrımcılık olmadığını düşünen birçok kadın hekim olduğunu, ancak kadın hekimlerin ayrımcılığa uğramamak için olağanüstü çalıştıklarını, akademide ve tüm çalışma yerlerinde kadın cerrahların daha titiz, daha standartlara uygun ve yardımlaşmaya açık çalıştıklarını gösteren çalışmalar aktarıldı.

Kadın hekimlerin uzmanlık dalı seçimlerinde eş, çocuk,ebeveyn bakımı gibi parametreleri göz önünde bulundurdukları, isteseler bile nöbetli uzmanlık alanlarını seçmediklerini, aileleri için kariyerlerini bırakabildiklerini, durdurabildiklerini ya da geri bırakabildiklerini anlatıldı.

Tıp fakültesinde hasta ve hasta yakınları tarafından kadın öğrencilerin hekim olarak görülmediklerini, hasta ile ilgili işleri yaparken(örneğin kan alma gibi) sözel şiddete uğradıkları anlatıldı.

Kadın öğrencilerin kadın hekim hocalardan daha destekleyici olmalarını beklerken bazen aksi yönde davranışlarla karşılaşmalarının kendilerini üzdüğünü ve kadın öğrencilere daha çok mobing uygulandığından bahsedildi.

Tüm kadınlar gibi kadın hekimlerde  ‘Şeffaf Tavan’ ile engellenmektedir. Ayrıca ‘Şeffaf Duvar’larımızın da olduğunu, toplumun kadınlara yüklediği görev ve davranış kalıplarının kadını kendi ördüğü şeffaf duvarlar içine hapsettiğinden bahsedildi.

TTB kadın hekimlik kongrelerinin kadın sorunları ile ilgili farkındalığı artırmasından ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini görünür kılmasından bahsedildi. Kadınların görevi kabul ettiği, hiç düşünmeden kendi aleyhlerine verdikleri kararları; yaşamın ileri dönemlerinde sorguladıkları söylendi.

Bundan 30 yıl önce halkın doktor hanım diyemediğini şimdi en azından “doktor hanım” denebildiğini ve bunu kadın hekimler ve kadın hekimlerin başarılarının sağladığından söz edildi.

Kırılgan olmamak gerektiği, hekimce duruşun önemli olduğu, ‘Tıbbi etik kurallarından’ ayrılmamanın bizleri hem yöneticilere hem de hastalara karşı koruduğundan söz edildi.

Kadın hekim sayısındaki artış, dayanışmayı ve kabulü kolaylaştırmaktadır. Dayanışmayı kaybetmemek gerektiğinden bahsedildi.

Aileden ve çevreden kabul görmek için çok çalışmak zorunda kaldık ve bazen sorunların daha kolay çözüldüğünü anlayınca erkeksi olduk.Ancak tüm bunlar zorlayıcı ve gereksiz yorgunluklar. Kadın olarak ve kendi çözümlerimizle var olmamız gerektiği konuşuldu.

Tıbbi tanı ve tedaviler 70 kilo, beyaz erkeklere göre kurgulanmış durumda, tıbbi eğitimimizin tüm cinslere ve ırklara göre değiştirilmesini istememiz gerekiyor.

Toplumun seçtiğimiz meslek yüzünden bize eşit ve kutsal olduğumuz hissini verdiğini ancak kadın hekimler olarak bir araya geldiğimizde, konuştuğumuzda ve kadın ile ilgili okuduğumuzda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini fark ettiğimizi ve dayanışarak eşitliği yakalayabileceğimize olan inanç dile getirildi.

Yapacağımız tüm toplantılara dostlarımızı bekliyoruz,dayanışmayla kalın…

ESKİŞEHİR BİLECİK TABİP ODASI

KADIN HEKİMLİK VE KADIN SAĞLIĞI KOMİSYONU

Yorumlara kapalı.