Değerli Basın Mensupları,
Kıymetli Eskişehirliler,
Sevgili meslektaşımız, Dr. Fikret Hacıosman’ın görevi başında, bir hastası tarafından
öldürülmesinin üzerinden bir hafta geçti.
Bugün Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısı ile ülkemizin dört bir yanında hekimler, “Sağlıkta
Şiddet Yasası” nın bir an önce çıkarılması taleplerini bir kez daha, hep birlikte ve yüksek sesle
dile getiriyorlar.
Değerli Basın Mensupları,
Sağlıkta şiddet neden var ve neden giderek artıyor?
Bunun nedenleri çok iyi biliyoruz. 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulanmaya
başlandığından beri söylüyoruz: Nedeni Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın tam da kendisidir.
Bu program sağlık hizmetine meta, hastaya müşteri olarak yaklaşmaktadır. Bu programda
nitelik değil, nicelik esastır. Ortaya çıkan kötü sağlık sisteminin sonuçlarından biri de
maalesef sağlıkta şiddettir.
2005 yılında İstanbul’da Prof. Dr. Göksel Kalaycı Hocamızın bir hastası tarafından
öldürülmesiyle başlayan süreçte, bugüne kadar 12 meslektaşımızı uğradıkları saldırılar ve
Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yol açtığı çarpıklıkların yarattığı tükenmişlik nedeniyle
yaşamlarına son verdikleri için kaybettik.
İlk günden itibaren yetkilileri uyardık; yine uyarıyoruz: Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan
vazgeçin, sağlık çalışanlarına yönelik hürmetsiz, itibarsızlaştırıcı, hekim ve hastayı karşı
karşıya getirici söylemlerinizden vazgeçin!
Değerli Basın Mensupları,
Önce görmezden geldiler ve “Sağlıkta şiddet yoktur.” dediler. Sonra 2012’de gencecik
meslektaşımız Dr. Ersin Arslan’ın görevi başında bir hasta yakını tarafından öldürülmesiyle,
mızrak çuvala sığmaz oldu ve artık sağlıkta şiddetin varlığını reddedemez hale geldiler. Beyaz
kod uygulaması bu dönemde uygulamaya konuldu ve TBMM’de Sağlıkta Şiddeti Araştırma
Komisyonu bir rapor hazırladı. Ama bunlar, hekimlerin öldürülmesini önlemeye ve sağlık
alanında şiddetin azalmasına yetmedi.
2014 yılında Türk Tabipleri Birliği, titiz bir çalışmayla “Sağlıkta Şiddet Yasası Tasarısı”nı
hazırladı. Sağlık hizmetinin kamu hizmeti olduğu vurgusundan hareketle, Türk Ceza
Kanunu’nun üçüncü bölümüne “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar: Sağlık Hizmetini Engelleme”
başlığı altında, en azından caydırıcılık içermesi amacıyla hazırlanan ek madde önerisi, başta
Sağlık Bakanlığı, Hükümet temsilcileri ve siyasi partiler olmak üzere tüm ilgililere birçok kez
iletildi. Bunun için defalarca görüşmeler yapıldı. Basın toplantılarıyla kamuoyu ile paylaşıldı,
ancak teklifimiz hep görmezden gelindi.
Son olarak, 2 Ekim 2018 günü meslektaşımız Dr. Fikret Hacıosman’ı görevinin başında yine bir
hastasının saldırısı sonucunda kaybettik. 4 Ekim 2018 tarihinde Türk Tabipleri Birliği heyeti
bir kez daha Sağlıkta Şiddet Yasası’nın çıkarılması talebiyle TBMM’de Cumhuriyet Halk Partisi,
Halkların Demokrasi Partisi ve İyi Parti’nin Grup Başkanvekilleriyle görüştü ve TBMM’nin
kendilerine tanıdığı olanaklar çerçevesinde konuyla ilgili girişimlerde bulunacaklarının sözünü
aldı. Buna karşın Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin son derece ilgisiz
ve duyarsız tavırlarıyla karşılaştı maalesef. Türk Tabipleri Birliği, halen üç kez randevu talep
ettiği Sağlık Bakanı’ndan ve geçtiğimiz günlerde randevu talebini ilettiği TBMM Başkanı’ndan
yanıt beklemektedir.
Sağlıkta şiddet tablosu bu boyuta gelmesine karşın izlenen bu tavra şaşırmalı mıyız, üzülmeli
miyiz, bilemiyoruz. Soruyoruz: Sağlıkta şiddeti önlemek, teklifimizi dikkate almak ve Sağlıkta
Şiddet Yasası’nı çıkarmak için daha kaç hekimin ölmesini bekliyorsunuz?
Ülkemizin sağlığını yönetenler,
Prof. Dr. Göksel Kalaycı’ya,
Dr. Ali Menekşe’ye,
Dr. Ersin Aslan’a,
Dr. Melike Erdem’e,
Dr. Kamil Furtun’a,
Dr. Abdullah Biroğul’a,
Dr. Aynur Dağdemir’e,
Dr. Hüseyin Ağır’a,
Prof. Dr. Muhammed Said Berilgen’e,
Dr. Engin Karakuş’a
Dr. Ece Ceyda Güdemek’e
Tıp Fakültesi öğrencisi Yağmur Çavuşoğlu’na,
Dr. Fikret Hacıosman’a
borcunuz var!
Değerli Basın Mensupları,
Kıymetli Eskişehirliler,
Eskişehir-Bilecik Tabip Odası olarak Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısı ile bugünden itibaren
sağlıkta şiddete karşı bir eylem programını başlatıyoruz.
Bu doğrultuda, 10 Ekim 2018 gününden başlamak üzere yedi gün süreyle 18.00-20.00 saatleri
arasında Eti Parkı’nda buluşup hep birlikte “Sağlıkta Şiddet Yasası’nın Çıkarılmasını İstiyoruz”
diyeceğiz. Sağlığı korumaya, hayat vermeye yemin etmiş biz hekimler, sağlık kurumlarında
şiddetin kanıksanmasını, normalleştirilmesini kabul etmediğimizi dile getireceğiz. Bu haklı
eylemimizde sevgili Eskişehirlileri yanımızda göreceğimize inancımız sonsuzdur.
Bilinmelidir ki, hasta da hekim de bu bozuk sağlık sisteminin mağdurudur ve yine iyi
bilinmelidir ki; hastalarımızla aramıza kimsenin girmesine izin vermeyeceğiz.
Değerli Basın Mensupları,
Kıymetli Eskişehirliler,
Bir haftalık bu eylem süreci 17 Ekim 2018 günü, tüm tabip odası başkanlarının “Türk Tabipleri
Birliği’nin Sağlıkta Şiddete Karşı Bildirgesi”ni kamuoyuyla paylaşması, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı ve Sağlık Bakanı ile görüşmek üzere saat 10.00’da Türk Tabipleri Birliği’nde
buluşması ile tamamlanacaktır. Umudumuz taleplerimizin bir an önce hayata geçirilmesidir.
Sağlıkta Şiddet Yasası çıkarılıncaya ve sağlık alanındaki şiddet önleninceye kadar
mücadelemize devam edeceğimizi bir kez daha yineliyoruz ve “ARTIK YETER!” diyoruz.
Dr. Mehmet Akif ALADAĞ
Eskişehir-Bilecik Tabip Odası
Başkanı

Bir yorum ekleyin