Sağlıkçılar hakları için mücadelede ısrarlı

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Eskişehir Bilecik Tabip Odası ve Eskişehir Diş Hekimleri Odası yaptıkları ortak açıklamada başta yıpranma hakkı olmak üzere tüm hakları için mücadelelerini sürdüreceklerini bir kez daha yenilediler.

Yapılan ortak açıklamayı okuyan SES Şube Başkanı Dr. Birtürk Özkavak, izlenen ekonomik iç ve dış politikaların sonucunda topyekun bir ekonomik krizle karşı karşıya olduklarını vurgulayarak, krizin faturasının emekçilere yıkılmak istendiğini söyledi.

Krizi gerekçe göstererek “ekmeğimize el konulmak isteniyor, cebimizdeki üç kuruşa göz dikiliyor, haklarımız daha da budanmak isteniyor; krizi fırsat gören patronlar işçilerin mesai ücretlerine el koyuyor, işten çıkarmalar yaygınlaşıyor” diyen Dr. Birtürk Özkavak şunları söyledi:

“Aynı gemideyiz” denilerek emekçilerden fedakarlık bekleniyor. Ancak krizi biz yaratmadık, sorumlusu biz değiliz, hiç bir hakkımızdan da vazgeçmeyeceğiz.

İşte bugün sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak önemli bir hakkımız için bir aradayız. Yaygın bilinen ismiyle yıpranma payı, diğer adıyla fiili hizmet süresi zammı biz sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin uzun zamandır gündeminde olan bir konu. Bizimki gibi ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların çalıştığı süreye ek emeklilik primi eklenmesi, erken emekliliğin sağlanması anlamına gelen bu hak, şimdi yeniden ve eksik olarak gündemdedir.

Sizlerin de bildiği gibi çalışma ortamımız fiziksel, kimyasal, biyolojik, psiko-sosyal ve ergonomik pek çok tehlike barındırmakta, sağlık ve sosyal hizmet emekçileri mesleklerinin barındırdığı riskler açısından tehlike altında bulunmaktadır. Enfekte materyalle temas, yaralanma, bulaşıcı hastalıklara maruz kalma, radyasyon, çeşitli gazlar, antiseptik malzemelere maruziyetin yanında, saatlerce ayakta durarak çalışma, hasta sedyesi taşıma gibi çeşitli faktörler, ayrıca uzun ve yoğun çalışma ve nöbetlerin sonucunda psikolojik olarak yıpranma, bütün bunlar yetmezmiş gibi giderek artan sayıda hasta-hasta yakını saldırısına maruz kalma bizlerin yapmakta olduğu işin maalesef birer parçası haline gelmiş durumdadır. Tüm bunların sonucunda sağlık ve sosyal hizmet emekçileri Hepatit, AIDS, KKKA gibi pek çok hastalık yönünden risk altındadır, ameliyathane çalışanlarının %83’ü kesici-delici alet yaralanması yaşamakta, bilimsel olarak da ilişkisi kanıtlandığı üzere gece nöbetlerinin, bozulmuş uyku ve yemek döngüsünün sonucunda diyabete yakalanma oranımız artmakta, kadınlarda meme kanseri sıklığı artmakta, ülser, kalp krizi, inme, depresyon hatta intiharlar ve ölüm bizlere nöbetlerin hediyesi olmaktadır. Bununla birlikte özellikle 112 ve acil servis çalışanlarında bel ağrısı normal kabul edilmektedir.

Özetle sağlık ve sosyal hizmet iş kolu ağır ve tehlikeli iş kolu kapsamındadır. O sebeple de yıpranma payımızı talep etmekteyiz.

Hal böyleyken siyasi iktidar tarafından her 14 Mart’ta fiili hizmet tazminatının verileceği vaad edilmiş, her seçim döneminde vaatler tekrarlanmış, gazetelerde-medyada müjde üstüne müjde yayınlanmış, ancak hiçbir şekilde somut adım atılmamıştır. 3 Ağustos tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de  sağlık alanıyla ilgili de Sağlık Turizmi başta olmak üzere pek çok madde bulunmaktadır. Bu maddelerden birisi de fiili hizmet süresi zammıyla ilgilidir. Torba kanunda yer alan maddeye göre insan sağlığıyla ilgili işlerde çalışanlara yıllık 60 gün olmak üzere yıpranma payı düzenlemesi yapılmıştır. Oysaki yapılan düzenleme sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tamamını kapsamamaktadır; geçmiş çalışma yıllarını kapsamamaktadır, özelde çalışanları kapsamamaktadır, fiili çalışma şartına bağlanmıştır, yıllık izinlerimiz, hafta sonu tatillerimiz, dinlenme hakkımız gasp edilmektedir… Yani taleplerimiz karşılanmamıştır.

Yıllardır sağlık emek ve meslek örgütlerinin gerekçelerini de sunarak, yapılan işin yıpratıcılığa göre düzenlenmiş fiili hizmet tazminatı kanun teklifi görmezden gelinmiş, ‘ben yaptım, oldu’ denilerek sağlık ve sosyal hizmet emekçileri ve örgütlerinin dahil edilmediği şekilde düzenlemeye gitmek tercih edilmiştir.

Bu yasanın bu haliyle yürürlüğe girmesini kabul etmiyoruz. Yapımı sürecinde bizlere fikrimizi sormadınız, ancak artık sesimizi duymak zorundasınız. Aşağıdaki 3 temel talebimizin karşılanması için tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak  imza kampanyamız başta olmak üzere kesintisiz mücadele etmeye devam edeceğiz.

Taleplerimiz:

-Sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan tüm emekçilerin dahil edildiği,

-Geçmiş çalışma yıllarını kapsayan,

-Fiili çalışma süresi şartını kaldıran, yeni bir yasal düzenlemenin yapılmasıdır.

Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri geçmişten bugüne mücadelemizi sürdürdük, hakkımız olanı alana kadar da kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Yorumlara kapalı.