Şehir Hastaneleri Basın Açıklaması

Değerli Basın Çalışanları,
Değerli Meslektaşlarım,
Değerli Sağlık Çalışanları ve
Eskişehir Kamuoyu

Sağlık Bakanlığının 2003 yılında başlattığı sağlıkta dönüşüm politikaları ile sağlık ortamı baştan sona değişti. Hastaların müşteri, hastanelerin kar eden işletmeler olarak tanımlandığı bir süreç yaşıyoruz.
Bu süreçte, sağlıkta özelleşmede geldiğimiz son noktalardan biri olan Şehir Hastanelerinin peş peşe açılışları yapılıyor. Mersin, Yozgat, Isparta ve Adana şehir hastaneleri sırasıyla açıldı ve açılmakla birlikte birçok sorunu da beraberinde getirdi.
Devlet hastanelerinin kapatılarak yerine açılan şehir hastanelerinin adı neden şehir hastanesidir? Çünkü şehir hastaneleri devlet hastanesi değildir. Hazine arazileri üzerine bedelsiz olarak özel şirketlerce yapılır ve devlet  burada kiracı konumundadır.
Bu hastanelerin maliyetleri, Sağlık Bakanlığının şirketlere ödeyeceği kira ve hizmet satın alma bedellerine dair ticari sır adı altında tek bir bilgi verilmemektedir.
Kamu-özel ortaklığının bir finansman modeli olarak kamu zararına neden olduğuna yönelik uyarılarımız dikkate alınmıyor. Bu yöntem devlete, kendisi bu yatırımı yaptığında katlanacağından daha büyük maliyet getirmektedir. Şirketlere de kamunun zararı pahasına aşırı karlar getirmektedir.
Biz  hekimler de  elbette yeni donanımlı hastanelerde çalışmak istiyoruz. Hastanelerin fiziksel koşularının ve hizmet kalitesinin iyileştirilmesini istiyoruz. Bizler burada yenilenmeye değil yağmaya karşı çıkıyoruz.
Hekimler ve tüm sağlık çalışanlarının iş güvenceleri ve gelir güvenceleri bu sistemde risk altındadır. Sözleşmeli ve taşeron çalışma bu sistem içinde daha da yaygınlaşacaktır.
Eğer hastanelerde  bir değişim gerçekleşecekse, bunun hem mimari hem fonksiyonel bir proje olması, kamu zararı yaratmadan genel bütçeye uygun bir planlama  ve programla, şeffaf bir şekilde tartışılarak yapılması gerektiğini düşünüyoruz.
Şirketlere ödenecek para sadece kira bedeli değildir. Hastanelerde görüntüleme, laboratuvar, bilgi işlem, güvenlik, temizlik, yemekhane gibi aklınıza gelen tüm hizmetler yine bu şirketlere bırakılmakta, bunlar için de bu şirketlere “hizmet bedeli” adı altında yüksek paralar ödenmesi karara bağlanmaktadır. Üstelik  sağlık hizmetlerinin tümünün de bu şirketlere bırakılması söz konusudur.

Yüklenici firma ile yapılan sözleşme gereği pek çok hizmetin aynı  firma tarafından karşılanması sağlıkta  özelleşmenin geldiği son noktayı göstermesi bakımından  önemlidir.
Kamu-özel  şehir hastaneleri, işletici holdingler ve   işletme modelinin benzerlikleri ile özel hastanelerin  yeni bir rakibi olarak sağlık sistemindeki yerlerini almaktadırlar.

Gerek hastalar gerekse sağlık çalışanlarına etkilerinin tartışılacağı  ve çözüm önerilerinin paylaşılacağı ”Şehir Hastaneleri ” konulu panelimiz 07 Ekim 2017 Cumartesi günü saat 14:00 te, Taşbaşı Kültür Merkezi  Kırmızı Salonda yapılacaktır. Hekimler, sağlık çalışanları ve Eskişehir kamuoyunun bilgisine sunarız.

Dr. Aslı ÜNÜGÜR
Eskişehir Bilecik Tabip Odası
Yönetim Kurulu Adına

Yorumlara kapalı.