Basın Açıklaması

Değerli Basın Mensupları,

Türkiye’de hekimlik yapmak her geçen gün zorlaşıyor. Biz hekimler, hasta haklarını ve hekimlik değerlerini erozyona uğratan yasal düzenlemeler ve uygulamalarla, her geçen gün daha sık karşılaşıyoruz. Bu şekilde, iyi hekimlik giderek kan kaybediyor. Nitelikli sağlık hizmeti sunabilmenin koşulları, sürekli tahrip ediliyor.

Son olarak bu hafta itibariyle, Eskişehir Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin talimatı ile, şehrimizdeki kamu hastanelerinde muayene randevuları 16:00’dan 16:30’a dek uzatılmış bulunuyor.

İlk bakışta hastalar açısından iyi bir uygulama gibi görünen bu değişikliğin, aslında en başta hastalarımızın aleyhine olduğunun bilinmesi için, bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.

Bilindiği gibi, kamu hastanelerinde randevular, uzun bir süredir 10 dakikada bir verilmektedir. Hastayı tanımak, hastalık öyküsünü almak, geçmiş tedavilerini, tetkiklerini değerlendirmek, muayene etmek ve hastalığı ile ilgili tetkiklerini istemek, bunları değerlendirmek, tedavisini düzenlemek, hastayı bilgilendirmek ve bunların kayıt etmek için sözde yeterli görünen, biz hekimlerin ise asla kabul etmediği bu süre, aslında sadece kağıt üzerindeki süredir. Gerçekte ise aynı gün içerisinde veya sonrasında sonuç getiren hastalar, acil servis ve diğer kliniklerden gelen konsültasyonlar vb ile bu süre bazen 1-2 dakikaya bile düşmektedir. Dünya Sağlık Örgütü bir hastaya ayrılması gereken süreyi ortalama 20 dakika olarak belirlemiştir. 8 saatlik mesaide sadece poliklinik hastası değerlendiren bir hekim için bunun karşılığı yaklaşık 23 hastadır. Oysa bir kamu hastanesi hekiminin, servis ve yoğun bakımlarda yatan hastalarının tedavi zorunluluğu ve bazen idari görevlerinin de olmasına rağmen, bazen poliklinikte değerlendirildiği hasta sayısı 100’lere ulaşmaktadır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Gün sonunda sarkan muayenelerle zaten çoklukla mesai saatlerinin dışında da çalışan hekimler için 16:00’dan sonra, yatan hastalarının değerlendirilmesi görevi devam etmektedir. Peki yatan bu ciddi hastalara hekim ne zaman bakacaktır? Bu hastalar yöneticilerin umurunda değil midir?

Hekim ayrıca hastaları için kendisini devamlı yenilemek zorundadır. Her iki yılda bir tıbbi bilgilerinin büyük kısmının eskidiği çok iyi bilinmektedir. Peki hekim ne zaman kendini yenileyecektir bu koşullar altında?

Aslında halkımızın bilmesi gereken önemli gerçek şudur: Mevcut sağlık sisteminde ne hekim ne de hastanın bir değeri yoktur. Sistem tamamen çok hasta başvurusu üzerinden dönmektedir. Bu nedenle koruyucu sağlık hizmeti yok denecek düzeydedir. Neredeyse her vatandaşımız hastadır. Acile başvuru oranı ülke nüfusundan fazladır. Yani işin özü sağlığın tamamen ticarileştirilmesi, hasta ve hekimin sırtından elde edilen ranttan başka bir şey değildir. Hastaneler, başvuran hastalar sayesinde mali varlığını sürdüren kurumlara dönüşmüşlerdir. Artık birer işletme kabul edilen hastanelerde, ne kadar çok hasta başvurusu, ne kadar çok tetkik ve ameliyat olursa, o kadar çok hastane geliri  ve kâr demektir. Bu arada zarar gören öncelikle hastalarımız olmaktadır. Artık zor hastalar gerekli ve yeterli hizmeti alamamaktadır, tanılar gecikmektedir, kullanılan çok fazla ilacın yan etkileri de birer hastalık olarak eklenmektedir, hastalıklarına. Hekimlerin aşırı iş yükü ve hasta değerlendirmede yeterli süreyi ayıramaması, hasta güvenliğini tehlikeye atan önemli bir etken haline getirilmiştir. Burada hekimlerin kabahati yoktur.

Değerli basın mensupları! Sizlerin  aracılığıyla yetkililere bir kez daha  sesleniyoruz!

Hekimlik, insanın yaşamına değen bir meslektir ve aynı zamanda bir sanattır. Hekimlere dayatılan bu uygulamalar, iyi hekimlik değerleri ve hekimlik etiği  ile bağdaşamaz! Bu durumda ne hekimlik yapabilmek ne de nitelikli  sağlık hizmeti vermek söz konusu olabilir.
Öncelikle yeni başlatılan ek randevu uygulamasından hızla geri dönülmesini ve bir an önce hastalarımıza yeterli süre ayırmamıza olanak sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz! İyi hekimlik yaparak nitelikli sağlık hizmeti üretmek istiyoruz! Hekimlik ve insanlık değerlerini yükseltecek sağlık politikaları istiyoruz!

 

 

 

Dr. Hamit Güçlüer
Başkan
Eskişehir Bilecik Tabip Odası
Yönetim Kurulu Adına

Yorumlara kapalı.