spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB

Önemli Duyurular

Anket ( Yeni )
 
Bülten için lütfen buraya tıklayınız.
 
ANASAYFA arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Tam dönerde ilk karar hekim lehine
Tam dönerde ilk karar hekim lehine Yazdır E-posta
Yarı zamanlı olarak kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin, düşük katsayılar üzerinden hesaplanan döner sermaye paylarının eksik ödenen kısımlarını almak için açtığı davada hekimler lehine karar çıktı


Helin Aygün / Ankara

Türkiye genelinde birçok şehirde açılan döner sermaye davaları Manisa’da hekimler lehine sonuçlandı. Manisa’da kamu hastanelerinde yarı zamanlı olarak çalışan 70 hekimin açtığı davada, Manisa İdare Mahkemesi, 2005 yılı için eksik ödenen ek ödemelerin yasal faiziyle birlikte hekimlere ödenmesine karar verdi.

Manisa öncü oldu
Manisa’da Sağlık Bakanlığı hastanelerinde görev yapan, aynı zamanda serbest çalışan hekimler, 2005 yılında yürürlükte bulunan döner sermeye ek ödeme yönergesinin ödeme tespit katsayılarına ilişkin kısmının Danıştay 11. Dairesi tarafından yürürlüğünün durdurulması üzerine, bu dönemde kendisine eksik ödenen tutarın iadesi amacıyla dava açtı. Mahkeme, davacı hekimlerin uğradığı parasal mağduriyetin giderilmesi yönünde karar verdi. Manisa İdare Mahkemesi, fark ek ödeme tutarlarının idare tarafından hesaplanarak, başvuru tarihi olan 4 Nisan 2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı hekimlere ödenmesine hükmetti.

İzmir’den 250 dava
Hekimlere hukuksal danışmanlık hizmeti veren İstanbul ve Ankara Tabip Odaları’nda, kaç hekimin döner sermaye davası açtığına dair kesin bilgi bulunmazken, İzmir Tabip Odası aracılığıyla İzmir’de 250 hekim eksik ödenen döner sermeye paylarıyla ilgili dava açtı. İzmir’de açılan davada, yarı zamanlı çalışan hekimlerin döner sermaye ek ödemelerinde katsayı farklılığı getiren ve döner sermayelerin eksik ödenmesine neden olan 12 Mayıs 2006 tarihli yönetmeliğin ve dayanağı kanun maddesinin iptali istendi.

Bakanlığa “hakaret” davası
Bunun üzerine Danıştay 11. Dairesi’ne savunmasını gönderen Sağlık Bakanlığı için İzmir Tabip Odası yarı zamanlı çalışan hekimlere ciddi ithamlarda bulunulduğunu iddia etti. Sağlık Bakanlığı’nın birinci savunmasında yer alan “olumsuz etkiler” şöyle anlatıldı:
“Bir hekimin hem kamuda çalışması hem de özel mesleki faaliyette bulunmasının oldukça yüksek oranda kamu hizmetine olumsuz yansımalarının olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu olumsuzluklardan bazılarını, hastaların özel sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi, kamuda hizmet kalitesinin düşürülmesi ve keyfi davranışlara sebebiyet vermesi, hastalara psikolojik baskı ve iyi davranmama, özel sağlık kuruluşları vasıta edilerek kamuda sunulan hizmetlerden dolayı hastalardan para alınması (bıçak parası gibi), özel mesleki faaliyet sebebiyle kamudaki mesai saatlerine riayetsizlik ve bununu kontrolünün güçlüğü, vergi kaçakları, kayıt dışılık ve benzerleri şeklinde sayabiliriz. Bu olumsuzlukların önüne geçilmesi için, özel mesleki faaliyette bulunmayan hekimlere daha fazla döner sermaye primi vererek özel mesleki faaliyette bulunmamayı ve tüm mesaiyi kamuya hasretmeyi teşvik etmek kaçınılmazdır. Adil, dengeli ve kaliteli sağlık hizmeti sunumu için hizmetin bu şekilde düzenlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.”

Performans savunması
Bakanlığın savunmasında, farklı katsayı uygulaması sonucu, giderek daha fazla sayıda hekimin kamuda tam zamanlı çalışmayı tercih ettiğine dikkat çekildi. Performans uygulamasından önce 2003 yılında sadece kamuda çalışan hekim oranının yüzde 11 iken, performans uygulamasından sonra bugün bu oranın yüzde 54’e ulaştığı kaydedildi.

Yapılan düzenlemelerle, hekimlere bir seçim sunulduğu dile getirilen savunmada, “Hekim, bu seçimlik hakkını kullanırken, hangi statüde daha çok kazanabileceğini tartarak bir tercih yapmak durumundadır. Bu noktada hekim, ‘Ben hem özel mesleki faaliyette bulunacağım ve oradaki geliri elde edeceğim hem de kamuda özel mesleki faaliyette bulunmayanlar kadar döner sermaye primi alacağım’ diyemez” görüşü ifade edildi.

Şimdi ne olacak?
Yarı zamanlı çalışan hekimlerin açtıkları davaların tamamının Danıştay’ın bir dairesi tarafından görüşülmesi bekleniyor. Danıştay’ın bu davalar hakkındaki kararının ardından Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu son kararı verecek. 2004 yılına ait davaların henüz sonuçlanmadığı gözönüne alındığında dava sürecinin uzaması bekleniyor.



Bakanlığın savunmasına dava
İzmir Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’nın Danıştay’a gönderdiği savunmada kullanılan ifadeler, hakaret içerdiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı. Bu konuda Sağlık Bakanlığı aleyhine dava açmak isteyen üyelerine de hukuki yardımda bulunan oda, örnek dilekçeler hazırladı


İzmir Tabip Odası’nın yarı zamanlı çalışan hekimler için hazırladığı savunmaya cevap dilekçesinde, Sağlık Bakanlığı’nın hukuka aykırılıklara cevap vermek yerine, özellikle kanunla tanınan serbest çalışma hakkını kullanan hekimleri suçladığı bildirildi.

Dilekçede, serbest çalışma hakkını kullanan hekimin, tam gün çalışan hekimden eksik çalıştığı sürenin, yasal olarak haftada 5, günde 1 saat olduğuna dikkat çekilirken, “Dokuzda bir oranında eksik çalışma ile zaten ne kadar eksik girişimsel işlem olacaksa, o kadar eksik ek ödeme yapılacağı, yasal çerçevede bellidir. Üstelik davalı idarenin de bildiği üzere, hekimler adil bir ücret almaksızın, bu sürelerin çok üstünde özveri ile çalışmaktadır” denildi. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nun kabul ettiği 13 Ekim 2006 tarihli yasa metninin genel gerekçesinde hekimlerin uzun çalışma saatleri olduğu, bunun da hata ihtimalini artırdığı yönündeki ifadelere de yer verilen dilekçede, “Meclis’e sunulan yasa tasarısı gerekçesinde davalı idarenin açıkça ifade ettiği üzere, kamuda çalışan hekimler, haksız kazanç peşinde koşan aç gözlü insanlar değil, davalı idarenin haksız sisteminin mağdurudurlar. Bu mağduriyetin sorumlusu davalı idare, yasa tasarısı gerekçesinde itirafta bulunduğu bu gerçekleri, hakkını arayan hekimlerin ve tabip odasının açtığı davada yok sayabilmekte, üstelik hekimleri haksız olarak suçlamaktadır” denildi.

Teşvik olamaz
Dava dilekçesinde ayrıca şunlar kaydedildi: “Girişimsel işlem temelinde performansa dayalı döner sermaye ek ödeme sisteminin, tam gün çalışmaya teşvik gibi dolaylı bir amacı olamaz. Bu şekilde kamu hizmet gereklerinin yapıldığı ve bu durumun kamu yararına olduğu savunması haksız ve yersizdir. Kaçak çalışma ve benzeri iddiaların muhatabı, yasal hakkını kullanarak, dinlenme zamanında muayenehanesinde yasalara uygun çalışan, vergi mükellefi hekim olamaz. Eşit ve adil ücretlendirmenin olmadığı durumda, performansa dayalı girişimsel işlem sayısını temel alan sistemde farklı katsayı uygulaması yapılması halinde, savunmanın aksine kaçak çalışma, özel sağlık kuruluşlarına yönlendirme ve benzeri olumsuz durumların ortaya çıkması beklenir.

Davalı idarenin kendi oluşturduğu temeller üzerinden sistemi doğru uygulamak yerine, farklı amaçlara yönelik ve hukuka aykırı dolaylı amaçlar ileri sürmesi, hukuka karşı hile niteliğinde olup, korunamaz. Kaldı ki, açıklandığı üzere, hekimlerin adil ücretlendirilmediği bir sağlık ortamının, kamu sağlık hizmetleri ve sağlık hakkına hizmet etmeyeceği bellidir.

İddia edilen ve haksız olarak genelleştirilen ‘olumsuz etkiler’in, serbest çalışma yasal hakkının kullanımı ile ilgisi bulunmamaktadır. Bu olumsuzluklar, her meslek grubu ve çalışma biçiminde ortaya çıkması muhtemel ve davalı idarenin denetim sorumluluğunda olan hususlardır. Sağlık hizmetlerinin sağlık hakkını sağlayacak biçimde düzenlenmesi ve bu kapsamda tüm hekimlere düzenli ve sürekli, emekliliğe yansıyan bir en yüksek kamu görevlisi düzeyinde ücret verilmesinin sağlanarak, kamu sağlık hizmetlerinde tam gün çalışma için dolaylı değil, doğru çözümler bulunması görevi de, davalı idareye ait bir sorumluluktur.”
 
< Önceki
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB