|
Bilindiği gibi 30 Mayıs-5 Haziran arasındaki hafta "Lösemi Haftası" olarak değerlendirilmektedir.
Halk arasında "Kan Kanseri" olarakta bilinen lösemi, kemik iliğindeki hücrelerin kontrolsüz ve aşırı çoğalması ile ortaya çıkan , tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanan bir hastalıktır.
Her 100 bin kişiden 2-10'unda löseminin oluşumunda, giderek artan çevresel kirliliğin önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Benzer içeren kimyasal maddeler, radyasyon, bazı viruslar, down sendromu gibi bazı kalıtımsal hastalıklar ve kemoterapi uygulamaları, lösemi riskini artırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, lösemi görülme sıklığının arttığını ve artmaya da devam edeceğini, önümüzdeki 20 yıl içinde bu hastalığın görülme sıklığının 2-3 kat artacağını bildirmektedir.
Lösemi, akut(hızlı seyirli) ve kronik (yavaş seyirli) olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Akut lösemiler daha çocukluk çağında görülmektedir. Dünyada her yıl 1 milyon çocuk, Türkiye'de ise 1500 çocuk lösemi hastalığına yakalanmakta, ancak uygulanan modern tedavi yöntemleriyle hastaların %90'ı bu hastalığı yenmektedirler. Kronik lösemiler ise ileri yaşlarda daha sık görülmekte olup, akut türlere göre tedaviye cevapları daha iyi olmaktadır.
Löseminin Belirtileri:
Halsizlik, çabuk yorulma
Ateş, titreme
Sık enfeksiyon
İştah ve/veya kilo kaybı
Lenf bezleri (bezeler), dalak ve/veya karaciğerde şişlik (büyüme) ve ağrı
Kemik ağrıları
Normalden daha kolay biçimde vücutta morluk ve/veya kanama olması
Cilt altında küçük kırmızı noktacıklar
Diş etlerinde şişlik ve kanama
Diğer bütün kanserlerde olduğu gibi lösemilerde de erken tanının önemi çok büyüktür. Bu nedenle yukarıda bahsedilen belirtileri gösteren hastaların vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir.
Löseminin tanısını koymak için kan incelemeleri yanında kemik iliğinden alınan örneğin incelenmesi gerekmektedir. Hastalığın tanısı konulduktan sonra vakit kaybetmeden tedavi aşamasına geçilmelidir.
Son yıllarda geliştirilen tedavi yöntemleri ile lösemi hastalığı "amansız hastalık" tanımlanmasından kurtulmuştur. Yeni geliştirilen ilaçlarla bazı lösemi türlerinde ciddi iyileşme oranlar elde edilmektedir. Ancak tedavinin ekonomik boyutu, hala önemli bir sorundur.
Lösemilerin birçok türünde "kemik iliği nakli" olarakta bilinen "kök hücre nakli" başarı ile uygulanmaktadır. Ancak kök hücre naklinin gerçekleştirilebilmesi için hastanın doku grubuna uygun ilik bulma zorunluluğu vardır. Kök hücre nakli için en uygun donör kardeşler olmakla beraber bazı durumlarda anne ve babadan, veya akraba dışı vericilerden de kök hücre alınarak nakil gerçekleştirilebilmektedir. Bir çok ülkede kök hücre kaynağı olarak "akraba dış" donörlere ulaşmak mümkün hale gelmiştir. Ancak ülkemizde yeterli bir kemik iliği bankası henüz oluşturulamadığından ve bu konuda kamuoyu yeterli duyarlılığa ulaşamadığından, "akraba dışı" vericilerden kök hücre kaynağı olarak yararlanmak henüz istenilen düzeyde değildir. Ülkemizde kök hücre nakli uygulamaları hızla ilerlemekle birlikte işlemin gerçekleştirildiği hastane sayısı artırılmalıdır. Böylece lösemi tedavisinde daha başarılı bir noktaya gelinecektir.
Dr. Vahap ASLAN
Yunusemre Devlet Hastanesi
İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı
|